Keller Williams (KW) Türkiye, 2020 yılının Şubat ayını rekorlarla kapatırken, tüm dünyayı etkilemeye başlayan pandemi gündemine karşı aldığı hızlı ve proaktif kararlarla ne kadar çevik bir organizasyon olduğunu gösterdi. Bu süreç, belirsizlik anlarında durmanın değil, akıllıca hareket etmenin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Rekorlarla Dolu Bir Şubat Ayı
Pandemi endişelerinin henüz başlangıç aşamasında olduğu Şubat 2020, KW Türkiye için tarihi bir aydı. Hem satılık işlem adedi hem de ciro bazında tarihin en iyi Şubat ayı performansı sergilendi. Bu başarı, şirketin altyapısının, eğitimlerinin ve danışman ortaklarının sahadaki etkinliğinin bir sonucuydu. Bu dönemde elde edilen ivme, şirketin zorlu zamanlara ne kadar hazırlıklı girdiğinin de bir göstergesi oldu.
Değişen Dünyaya Hızlı Uyum: Pandemiye Karşı Atılan Adımlar
Tüm dünyayı eş zamanlı ve hızla etkileyen COVID-19 salgını ortaya çıktığında, KW Türkiye yönetimi “yapılabilecek en büyük hatanın tepki vermemek, beklemek ve durmak” olduğunun bilinciyle hemen harekete geçti. Sağlık ve güvenliği önceliklendirerek bir dizi kritik karar alındı:
- Fiziksel Etkinliklerin Ertelenmesi: Danışmanların ve paydaşların sağlığını korumak adına, İzmir’de yapılması planlanan “Büyük Aile Buluşması” gibi tüm büyük fiziksel toplantılar ileri bir tarihe ertelendi.
- Eğitimlerin Dijitalleşmesi: KW kültürünün önemli bir parçası olan eğitim ve toplantıların kesintiye uğramaması için, 23 Mart’tan itibaren tüm eğitim altyapısı dijital ve sanal ortama taşındı.
- Saha Süreçleri İçin Yeni Rehberler: Danışmanların işlerini güvenli bir şekilde sürdürebilmeleri için yeni standartlar ve tavsiyeler geliştirildi. Müşteri ile temas, yer gösterme, sunum yapma gibi süreçlerde teknolojiden ve sosyal medyadan nasıl faydalanılacağı konusunda rehberler hazırlandı.
Yeni Dönemde Piyasa Beklentileri
Bu küresel krizin piyasaları da etkilemesi kaçınılmazdı. Piyasaların yavaş yavaş satıcı piyasasına doğru evrildiği bir dönemde gelen salgın, bu trendi tersine çevirme potansiyeli taşıyordu. Beklenti, alıcıların daha temkinli davranacağı ve talebin değerli olacağı bir “alıcı piyasası” döneminin bir süre daha devam edeceği yönündeydi.
KW Türkiye, bu süreçte hem yerel hem de global ofisleriyle sürekli iletişim halinde kalarak, değişen koşullara en hızlı ve en doğru şekilde adapte olmayı başardı. Bu dönem, iletişimin, teknolojinin ve proaktif olmanın ne kadar hayati olduğunu tüm sektöre gösteren bir ders niteliğindeydi.




