Perşembe, Ocak 29, 2026
REKLAM ALANI
Google search engine
Ana SayfaGenelYedi Büyük Günah - Ertuğrul Özkök (Big Blue Day) | Coldwell Banker®

Yedi Büyük Günah – Ertuğrul Özkök (Big Blue Day) | Coldwell Banker®

Türk medyasının duayen isimlerinden Ertuğrul Özkök, Coldwell Banker’ın “Big Blue Day” etkinliğinde sahne alarak yöneticilik kariyerine, medyanın değişimine ve kişisel tecrübelerine dair samimi ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özkök, Hürriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmenliği koltuğunda geçirdiği 20 yılı, başarılarının sırlarını ve hakkında yapılan eleştirilere bakış açısını esprili bir dille anlattı.

Rockstar mı, Popstar mı? Yöneticiliğe İlk Adım

Ertuğrul Özkök, kendisine yöneltilen “medyanın rockstarı” benzetmesinden hoşlandığını, çünkü hayatında müziğin, özellikle de rock müziğin çok önemli bir yeri olduğunu belirtti. Yöneticilik kariyerine ise oldukça ilginç bir başlangıç yapmış.

  • Paraşütle Gelen Görev: Üniversitede bir öğretim üyesiyken, Erol Simavi’nin teklifiyle Hürriyet’e danışman olarak başlamış. Ancak kimsenin kendisine bir şey danışmadığı bu dönemde, gazetecilik tecrübesi olmadan bir anda kendisini Genel Yayın Yönetmeni koltuğunda bulmuş.
  • “Atla Deve Değildir, Üç Günde Öğrenirsin”: Simavi’nin bu sözüyle göreve başlayan Özkök, kendisine 6 ay ömür biçilmesine rağmen 20 yıl boyunca bu koltukta kalmayı başarmış.
  • İlk Yöneticilik Tecrübesi: Lisede enstrüman çalamadığı için kurdukları müzik grubunun menajeri olarak ilk yöneticilik deneyimini yaşadığını esprili bir dille anlattı.

Başarının Sırrı: “Dansözlük” ve Değişime Ayak Uydurmak

Özkök, 20 yıl boyunca zirvede kalmasının sırrını “biraz dansözlük” olarak tanımlıyor. Ancak bu kelimeyi, kıvrak olma, değişen koşullara ve paradigmalara uyum sağlama yeteneği olarak açıklıyor.

  • Turgut Özal Dönemi ve Değişim: Turgut Özal ile başlayan yeni dönemi ve değişen bürokrasiyi doğru okuduğunu belirtiyor. Ankara’da Hürriyet’in ikinci katına bir bar kurarak ve dönemin yeni nesil bürokratlarını oraya çekerek, gazeteyi magazin haberciliğinden siyasi haberciliğin merkezine taşıdığını anlatıyor. Bu hamle, onun kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri olmuş.
  • Kalbini Dinlemek: Hayatı boyunca kararlarını aklından çok kalbiyle aldığını, çünkü aklın insanı risk almaktan alıkoyduğunu, ancak duygusal kararların kendisine büyük başarılar getirdiğini vurguladı.

Eleştiriler, Omurga ve Fikir Değişimi

Kariyeri boyunca “dönek”, “liboş”, “omurgasız” gibi birçok eleştiriye maruz kalan Özkök, bu eleştirilere karşı nasıl bir bağışıklık geliştirdiğini anlattı.

  • Omurganın İşlevi: Omurganın sadece dik durmak için değil, aynı zamanda hareket etmek, esneklik kazanmak ve tehlikelerden kaçınmak için var olduğunu söylüyor. “Sana biri yumruk atarsa omurgalıyım diye durmazsın, eğilirsin” diyerek, değişime ve manevra kabiliyetine vurgu yapıyor.
  • Değişimden Korkmamak: Fikirlerin sabit kalmasının ilerlemeyi engelleyeceğini, fizik kanunlarının bile değiştiği bir dünyada insanların fikirlerinin değişmesinin doğal olduğunu savunuyor. Seçim sonuçlarının değişmesini, insanların fikirlerinin değişmesine en güzel örnek olarak gösteriyor.
  • Şöhret ve Rekabet: Sabah ve Hürriyet arasındaki inanılmaz rekabet dönemini, her gün rakip gazetenin manşetini görmeden uyumadığını ve bayi bayi satış rakamlarını takip ettiğini anlattı. Bu rekabetin, kendisini sürekli dinamik tuttuğunu belirtti.

Kariyerin Sonu ve Aydın Doğan ile Son Konuşma

Ertuğrul Özkök, 20 yıllık Genel Yayın Yönetmenliği kariyerinin nasıl sonlandığını da oldukça net bir şekilde paylaştı. Süreç, Aydın Doğan’ın kendisini bir cumartesi sabahı evine yemeğe çağırmasıyla başlamış.

Aydın Doğan, “Ertuğrul, seni görevden alıyorum. Yerine Enis Berberoğlu’nu getiriyorum” demiş. Özkök ise sadece “Teşekkür ederim” diyerek kalkıp gitmiş. Bu kısa ve net konuşma, Türk medyasında bir devrin kapanışını simgeliyor.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisment -
Google search engine

Most Popular

Recent Comments